İŞ DÜNYASINDA KÜLTÜRLERARASI İLETİŞİM VE ETKİLEŞİM EĞİTİMLERİ



Merhaba Sevgili Dostlarım,


Günümüzde aynı kültüre mensup insanlar arasında yöresel ve bölgesel farklılıklar yaşanırken, ülke olarak farklı insanların bir arada çalıştığı ulusal ve uluslararası şirketlerde özellikle sıklıkla yaşanmakta olan, iletişim ve etkileşim problemlerine çözüm bulmak amacıyla bazı özel eğitim çalışmalarının önemi, günden güne artmakta!..


Bireysel veya toplumsal olarak “Kültür nedir?” diye bir soruya, verilebilecek en güzel cevabın,
birarada yaşayan insanların tarihsel geçmişlerinden gelen; örf/adetlerinden, geleneklerinden, göreneklerinden, dillerinden, dinlerinden, giyimlerinden, kuşamlarından, eğitimlerinden vede güzel sanatlarından etkilenerek, maddi ve manevi olarak ön plana çıkartmaya çalıştığı, kişisel ve/veya toplumsal bir yaşam tarzıdır!.. şeklinde olduğu konusunda belirli bir mutabakatımızın olduğunu, sanırım hepimiz biliyoruz.

Ama konumuz; çok kültürlülüğe toplumsal yaklaşımlardan öte, iş dünyasından bir göz atmak!

Çalışma hayatında çok kültürlülük; birçok farklı kültürden olan insanın bir arada ortak çalışma imkânı bulduğu, ulusal ve uluslararası alanlarda iş yapan şirketlerdeki çalışma ortamı şeklinde ifade edilebilir. Ve bu tür firmalarda çalışanlar arasında iletişim ve etkileşim problemlerinin olmaması, doğanın kanununa aykırıdır!.. :)

Bu konuda İK yöneticileri olarak amacımızın bu tür problemleri tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, marka veya markalarımızın geleceği açısından yaşanabilecek sıkıntıları, en alt düzeye indirmeye çalışmak şeklinde olmalıdır, diye düşünüyorum.

Kültürlerarası iletişim ve etkileşimin; hemen hemen tüm uluslararası çalışma ortamlarında, ülkesel hoşgörü ve anlayış ekseninde, evrensel - genel ve özel kuralları vardır. Problemlerin çok fazla büyümeden teşhisini yapmak ve çalışanların ülkelerine ait kültürlerini inceleyerek, bu kurallar çerçevesinde yapılacak nitelikli eğitim çalışmalarıyla, sorunları - eğer altında başka bir sebep yatmıyorsa, çoğu zaman çözmek mümkündür! Tabii biraz da zamana bırakarak!..  

Çok kültürlü şirketlerde; aynen toplumlarda olduğu gibi, ilk planda bütün kültürlerin birbirine karşı saygılı olması esastır. Bu saygı; kurum kültürüne, işe, şirkete ve markaya duyulan saygıyı da yansıtır. Zaten tüm yaşantımızda, insan ilişkilerindeki saygının önemini hepimiz biliyoruz!

Saygı konusunda hemfikir olduğumuza göre artık gerekli kültürlerarası iletişim ve etkileşim eğitimi çalışmalarımıza başlayabiliriz, diye düşünüyorum.

Örnek olarak; eğitim çalışmalarımızı gerçekleştirmeyi planladığımız XYZ Şirketimizde değişik ülkelerden (Türkiye + Almanya + İsviçre + Azerbaycan + Dubai + KKTC + Vs.) üst ve orta düzey çalışanlarımız olduğunu ve de bu ülkelerle iş bağlantılarımızın olduğunu varsayalım...

Bu şirkette yapılacak “Kültürlerarası İletişim ve Etkileşim Eğitimi” çalışmalarının alt başlıkları;

- Ulusal ve uluslararası çalışma hayatında çok kültürlülük...
- Olumlu ve olumsuz yönleriyle çok kültürlü işletmeler...
- Kültürlerarası ilişkilerde uyum anlayış ve hoşgörü...
- Çok kültürlülüğün üretim ve pazarlama başarısı...
- Uluslararası kültürel farklılıklarda öne çıkanlar...
- Kültürel farklılıklara basit örnekler...
- Kültürlerle ilgili önyargılar ve faraziyeler...
- Kültürel farklılıkların kurumsal yönetimi...
- Kültürel farklılıklarda davranış biçimleri anatomisi...
- Kültürlerarası yönetim ve liderlik davranışları + Kültürel Empati...
- Bireysel ve kurumsal anlamda kültürlerarası iletişim ve etkileşim kuramları...
- Kültürlerarası; sözlerin + kelimelerin + işaretlerin + sembollerin, anlamlarına örnekler...
- Şirket’te söz konusu olan ülkelerin kültür özellikleri; yaşam + örf/adet + kıyafet + yemek...
- Bu özellikler arasındaki; benzerlikler + aykırılıklar + yanlış anlamalar + değerler + çatışma...

Şeklinde olabilir!..

Konuya daha ciddi yaklaşan şirketler, Googlelopedi de yaptıkları araştırmaların :) yanında, ilgili ülkelerin; konsoloslukları, büyükelçilikleri veya ticaret ataşeliklerinden destek alabilirler!

Bu eğitim çalışmaları sonrasında konunun biraz daha detayına girdiğimizde, Kültür kavramı; maddi (tarih, iklim, coğrafya, dil, sanat, edebiyat, müzik, giyim, kuşam, yemek gibi... objektif olarak, tüm kültürlerin ürettiği ve geliştirdiği ürünler / Yani buzdağının görülen kısmı...) ve de manevi (dinler, inançlar, değerler, düşünceler, ideolojiler, alışkanlıklar, normlar, davranışlar, vs. gibi... subjektif olarak, insanların kişisel veya toplumsal bir şekilde, olayları ve yaşananları yorumlama tarzı / Yani buzdağının görülmeyen... Ama görülenden daha önemli olan - kısmı) öğeleriyle karşımıza çıkmakta!

Bunlar arasındaki dengeyi kurmak ve çalışma hayatımızın en önemli unsuru “Önce İnsan” faktörünün motivasyonunu bozmadan - şirketi vizyonuna taşımak da, yönetim sanatlarının en güzel örneklerini oluşturmakta!..

Yaşam tarzı anlamında kültür farklılıkları olan insanlarla bir arada çalışırken, karşılıklı ilke ve değerlere saygı duyarak, konuşma ve davranış tarzımızı buna göre uyarlamanın önemi, çok net’tir. Buna özen gösterilmediğinde; özellikle - kültürel farklılıkları olan kişilerle iletişimde, ciddi problemler yaşanabilir.

Bu problemler; ortaya konan rahatsızlık belirtilerinden başlayarak, iletişimin kopmasına, açık çatışmaya, öfke, düşmanlık ve kin duygularının doğmasına kadar gidebilir.

Eğitim düzeyleri ne kadar yüksek olursa olsun, insanlar değerlerine karşı çok hassastırlar ve şakaları bile, ancak bir yere kadar kaldırabilirler. Aman Dikkat!..

Her insanın; kökenine ve geleneklerine dayanan, dini ve milli duygularıyla yaşam tarzına göre özel değerleri vardır. Bırakın ayrı ayrı toplumları, aynı toplum içinde bile, özel kişisel değerler insandan insana değişir. İletişim ve etkileşim bozukluğu demek varken, “Çatışma” demeyi hiç istemiyorum ama, kültürlerarası çatışmalar, Sayın Prof.Dr.İsmet Barutcugil’in de belirttiği gibi;

“Tarafların kendi inanç ve değerlerine sahip çıkmasından, önem vermesinden ve diğer değer sistemlerine itibar etmemesinden kaynaklanır. Bu, bir kimsenin mutlak doğru ya da yanlış olduğu anlamına gelmez, yalnızca farklı olduğu anlamına gelir. Farklı kişisel değerlere sahip olmanın bir sakıncası yoktur. Değerler, genellikle çok küçük yaşlardan başlayarak; ailenin, çevrenin, içinde bulunduğu toplumun, coğrafyanın, eğitimin ve yaşanan özel deneyimlerin etkisiyle biçimlenir. Bir kişinin değer yargılarını ve temel varsayımlarını değiştirmek, çok çok zordur. İnsanlar; ancak, çok önemli duygusal olaylar yaşadıklarında, değer yargılarını gözden geçirebilirler!”

“Çok önemli duygusal olaylar... :)” bir yana, çalışan memnuniyeti ve aidiyet duygusu da, iş hayatımızda “Kültürlerarası İletişim ve Etkileşim” açısından önemli bir faktördür. Bu faktör; yapılan eğitim çalışmalarıyla, değer yargılarımıza olumlu bir yansıma yapabilir.

Birde bazı işyerlerinde, kültürlerarası iletişim ve etkileşim problemlerinin yanı sıra kurumsal gelişimin en büyük engelleri olarak - internette yaptığımız araştırmalarda - çok sık bir şekilde karşımıza çıkan; mobbing + zorbalık + taciz + dedikodu + iftira + ayırımcılık + koloni oluşturma + bilgi gizleme ya da yanıltıcı bilgilendirme + soğuk savaş taktikleri + karalama kampanyaları... Çalışanların, zamanlarını + enerjilerini + morallerini tüketiyor.

Üst düzey yönetici pozisyonunda olduğunuz ve ekip çalışması yaptığınız bir kurumda bunlarla birlikte; kapıda birbiriyle selamlaşmayan + koridorda sırtını dönen + kafeteryada uzak masaya oturan + toplantıda veya eğitimde bir arada bulunmaktan özenle kaçınan insanlar, olduğunu düşünebiliyor musunuz?

Özellikle Linkedin’i izleyen dostlarım, personel sayısı fazla olan çok kültürlü şirketlerde, bu tür örneklerle sık sık karşılaştıklarını ifade ediyorlar.

Tabii bunlar; bu yazının konusu değil ama, yöneticilik ve liderlik problemlerinin tuzu biberi...

Ayrıca, bu ve buna benzer diğer kurumsal eğitim çalışmalarımızda, hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gereken; ISO 9001 Toplam Kalite Yönetimleri + EFOM Mükemmellik Yönetimleri + İç Denetim + İşveren Markası ve Performans Yönetim Sistemleri eğitiminde olduğu gibi en önemli faktörün “Süreç Yönetimi” olduğunu da her zaman hatırlamalıyız, diye düşünüyorum.

Kültürlerarası iletişim ve etkileşim konusunda da, yolunuzun her zaman açık olması dileğiyle.

Sevgi ve Saygılarımla

Ali Rıza DEĞER

Tüm makalelerimize BURADAN ulaşabilirsiniz.


PAYLAŞ :
ETİKETLER : , , ,

Linkedin

Facebook

Twitter

Sosyal Medya

Bizi sosyal mecralardan takip edin.